Çünkü Filler de Uçabilir, Sadece Hayallerimde Bile Olsa...

                    Bugün aslında farkında olduğum şeyleri,bilineni,gerçeği,yok saydıklarımı fark ettim. Benim kasıtlı olarak kendime yaptığım en büyük kötülüğüm bu galiba: görmezden gelmek. Olanı yok sayarak neyi var etmeye çalışıyorum ki? Söylediklerine itibar göstermem gerektiğini düşünüyordum. O ne demişse doğru olan odur çünkü. Neden yalan söylesin ki? Değilmiş işte. İnsan düşünmediğini kelimelerle ifade etme ihtiyacı hissetmez. Aklından geçmeyeni derinlikli cümlelerle anlatamaz. Yaşanmışlık olmazsa hissetmez. İçinde bulunmadığı bir durumu bu kadar net aktaramaz. Görmelisin,duymalısın,belki bazen dokunmalısın bile ki hissedesin. Ben tam olarak bu kısmı yok saydım işte. İhtimal dahilinde saydım söylediklerini ve doğru olduklarını ufacık bile sorgulamadan tereddütsüz kabullendim. Yanlış tam burada başladı. İlk anda. Kabulleniş, sözcüklere bir nevi itaat ve güven. Her şeye "neden" sorusunu yöneltmekten çekinmeyen ben, bu kez belki de irdelediğimde alacağım cevaba tahammül edemeyeceğimi düşünerek soru sormadan kabullendim. Bitişlerin de başlangıçları vardır aslında. Bizimki en başından bitişin başlangıcıydı zaten. Ben görmezden geldim.
                    Pişmanlık duymuyorum ama yine de kendime her konuda kasıtlı olarak yaptığım en kötü şey bu: olanı görmezden gelmek ya da başka bir deyişle görüneni yok saymak ve tabii görenleri de inkar etmek. Ama ben o sıralar Gaye Su Akyol dinliyordum her gün, fillerin uçabileceğine de onun söylediği her şeyin doğru olduğuna da inanıyordum. Aslında yalan da söylemedi hiç. Sadece bazı şeyleri hiç söylemedi. Çünkü filler de uçabilir sadece hayallerimde bile olsa...
                                                                                                              04.04.2015 / 21.04

Yorumlar

Bu blogdaki popüler yayınlar

İtiraf

Reenkarnasyon Varsa Tanrım, Sonraki Yaşamımda Bencil Olmayı Dilerim!

"onu yaşamadan anlayamazsın" demiştin. anladım.