Her Duygunun Bir Zamanı Yoktur

                    Çok özlediğim birine sarılıyorum,ama çok... Sonra bir bakıyorum etrafta herkes,sevdiklerim de var beni sevmeyenler de...Herkes durmuş bize bakıyor. Sonra biri nefes nefese geliyor,"kolu kesilmiş,kolunu bileğinden kesmişler" diyor. Kim diye soramıyorum. Koşuyoruz. Kısa bi mesafe ama yine de koşuyoruz,yolda birini aramaya çalışıyorum galiba Sena. Ama sonra telefonu başkası açıyor. Kim diye bakıyorum,"Allah kahretsin araya araya seni mi aradım ben" diyorum içimden,telefonu suratına kapatıyorum. Üç kere "alo" demişti. Sonra onu görüyorum. Boyu benden epey uzun. Birkaç yıl önce bu kadar uzun değildi,görmeyeli değişmiş.Ama ben yüzüne değil,kendi parçası değilmiş gibi eğreti tuttuğu bileksiz koluna bakıyorum. Ona acımıyorum. O bir zavallı değil.Bu durumdaki hiç kimse zavallı değil. Sadece üzülüyorum. Hayalleri vardı çünkü. Gerçekleşsin istiyorum. Yanına gidiyorum.Benden önce Sena geçiyor,geçmiş olsun diyor,sol elini uzatıyor Sena. O da teşekkür ediyor,biraz gücenik sol elini sıkıyor.Sıra bana geliyor.Karşısında duruyorum,bana bakıyor. Kullanmayı hiç beceremediğim sol elimi ona uzatıyorum,sıkıyor. Yetmiyor.Sanki hep onun yanında olmalıymışım gibi geliyor. Geçmişin hesabını Yaklaşıyorum ve"bir şeye ihtiyacın olursa ben hep buradayım" diyorum. Gülümsüyor. Teşekkür ediyor. Ben koşarak çıkıyorum. Sokakta taşlar çok belirgin. Yağmur var. Birileri bağırarak konuşuyor ama kim olduklarına bakmıyorum. Bağırarak konuşan insanları sevmiyorum. Sonra uyanıyorum. Ben daha rüyanın etkisini atlatamamışken annem arıyor. "Sınav sonuçları açıklanmış,şifreni giremiyorum,söyle de bakalım." diyor. Sonra... Sonrası mı? Sonrası,iyilik güzellik,demek isterdim ama değil. Sonrası,hayal kırıklığı.

Yorumlar

Bu blogdaki popüler yayınlar

İtiraf

Reenkarnasyon Varsa Tanrım, Sonraki Yaşamımda Bencil Olmayı Dilerim!

"onu yaşamadan anlayamazsın" demiştin. anladım.