Her Şey Ölüm İçin Yaşıyor

                    Ayşe teyzem...
                   
                    Anneannemin ablası, pamuk elli, dertli ama güzel gülüşlü Ayşe teyzem.. Gözünde yaşı gönlünde derdi eksik olmayan Ayşe teyzem... Nereden başlasam anlatmaya? Yıllar önce 50'lerin sonunda göç etmişler Yugoslavya'dan Türkiye'ye. Binbir zorlukla, binbir yoklukla gelivermişler bu memlekete. Anneanneme, "Neden geldiniz buraya? Orda bir sürü malınız, toprağınız, hayvanlarınız varmış. Niye bıraktınız?" diye çok kez sordum. Bana hep "Gavurdan kaçtık be kızım. Askerler geldi hep memleketimize. Biz o zamana kadar görmemiştik öyle bir şey. Herkes bu tarafa gelmeye başladı. Türkiye daha güvenliydi o zaman" derdi. Çoluk çocuk, yaşlı genç herkes gelmiş, bir sürü aktarma yaptıkları trenlerle Türkiye'ye.

                    Anneannemler 7 kardeşler. 6 kız 1 erkek. Aslında 8 de, bir ablası daha memleketteyken ölmüş. O zamanlar doktor, hastane çok uzak tabi; kurtaramamışlar. Buraya göç ettikten kısa bir süre sonra anne babalarını kaybetmişler. Buraya geldiklerinde de yabancı memleket, zorluk olur, göz kulak olamayız, demiş evlenmiş tüm kardeşler. Ayşe teyzem de evlenmiş. Üç çocuğu olmuş pamuk gibi. (Ayşe teyzemin gözleri masmavidir. Öyleydi yani. Çocukları da öyle boncuk boncuklar. Öyleydi yani.) Ayşe teyzem çocukları olduktan çok kısa bir süre sonra eşini kaybetmiş. Bir başına kalmış bu yabancı memlekette. Ölen eşinin ailesi sahip çıkmış. Gencecik güzel mi güzel bir kadın. "Evlen kızım ölenle ölünmez, genceciksin" demişler. İkinci evliliğini yapmış. İkinci eşi 2 evladını kabul etmeyince onlardan ayrı düşmüş yıllarca. İkinci eşinden de çocukları olmuş. Boncuk gözlü 5 çocuk daha. Çocukları daha gençliklerine yeni erişmişken ikinci eşini de kaybetmiş Ayşe teyzem. Kardeşleriyle yıllarca görüşememiş ki Ayşe teyzemin evi bize çok yakındır. Eşini kaybetmeden bir süre önce yavaş yavaş görüşmeye başlamış kardeşleriyle. Ben Ayşe teyzemi bildim bileli dert dolu güler. Sonradan anladım. Çok acı yaşadı cennet kokulu teyzem. Önce kızını kaybetti bir trafik kazasında sonra oğlunun intihar gibi ölümüyle sarsıldı. Bu süreçte üç ablasını bir de abisini kaybetti. Ölüm onun canını almak için önce canını acıtıyordu. Ne zaman yanına gitsem elimi tutar "Ah benim kızım gelmiş. Doktor olunca bizi de bakarsın." derdi herkes gibi ama herkesten farklı tutardı elimi. Hep "Yatmadan alsın Allah benim canımı kimseye muhtaç olmayayım." derdi. Öyle de oldu. Yaşlıydı, 80 yaşını geçmişti ama zamanla oluşan ufak tefek şeyler seker, kalp, tansiyon dışında çok bir şeyi yoktu. Dinçti, sapasağlamdı ama ruhu paramparçaydı. Ölümlerin en kötülerini yaşadı. Annesinin, babasının kardeşlerinin, eşlerinin, evlatlarının ölümünü gördü. Paramparça bir ruh ne kadar sağlam, ne kadar bir durabilirse o kadar durabiliyordu ayakta. Bana en güzel sarılanlardan biriydi. Anneannemden ayrı tutmazdım pamuk ellerini. Çok olmadı cennet olmuş cennet kokulu Ayşe teyzem. Boğazıma düğüm, gözlerime buğu, ruhuma cam kırıkları oldu haberi. Zaten annem dördüncü günde söyledi. Herkes bilirdi nasıl sevdiğimi onu, cesaret edememişler. Daha küçücükken çişimi tutamayıp altıma yaptığımda utancımdan hüngür hüngür ağlarken; "Ağlama kızım gözyaşlarını bunlara akıtma" diye sarıldığı andan beri kalbimin en naif köşesinde onun merhameti. Sevgisinden, merhametinden, naifliğinden, güzelliğinden ne katabildiysem kendime mutluluk sebebi saydım. Kaybetmenin acısını en çok üşendiklerim hissettiriyor. Bayramda ona ziyarete gitmediğim için çok pişmanım mesela. Keşke bir kez daha görebilseydim, son nefesini vermeden bana üflediği duaların huzurunu son bir kez içime işleseydim. Son dakika pişmanlığını yaşamak biraz sinir bozucu biliyorum. Sadece, olmayacak biliyorum ama eğer geri dönebilme şansım olsaydı son bir kez onun elini öpmek, sarılmak isterdim.

                    Varsa eğer cennet bahçelerinde tüm kaybettiklerimizle huzurlu ol. Eğer cennet yoksa da iyi ki geçtin bu dünyadan, paramparça olan ruhun artık huzurla dolsun canım Ayşe teyzem...

                    Her şey ölüm için yaşıyor. (Gogol)
                                                                                                                05.10.2016                            


Yorumlar

Bu blogdaki popüler yayınlar

İtiraf

Reenkarnasyon Varsa Tanrım, Sonraki Yaşamımda Bencil Olmayı Dilerim!

"onu yaşamadan anlayamazsın" demiştin. anladım.