Kayıtlar

2017 tarihine ait yayınlar gösteriliyor

KORKMA

     Korkma.                     Bu yazı senin için, bu yazı ikimiz için, bu yazı hepimiz için. Korkma!                     Hayatta en çok acı ve karanlık kaybolmuşların zihnindedir. En azından bunu okuyabiliyorsan bizim hayatlarımız için bu böyle. Ne zaman kaybolur insan hayatta? Gideceği bir yer yoksa. Bir amacı bir hedefi olmayandır yolda kalan, nereye gideceğini şaşıran. Nerede, neden olduğunu anlayamazsın. Neler olduğunu anlamansa biraz zaman alacak. Başta anlamazsın, anlamlandırmaya çalışırsın. “Yok yahu hep bildiğim yollar işte.” dersin ama kaybolmuşsundur çoktan. Hava kararmaya başladığında anlarsın. Korkmaya başlarsın, üşürsün, etrafına bakarsın “belki biri vardır” umuduyla, kimsenin olmadığını anlaman da zaman alacak. Bağıracaksın, sesleneceksin, belki çığlık atacak belki ağlayacaksın. Birisinin sesini duymasını umacaksın. Kararacak her şey, etrafta kimse o...

HER İZLEDİĞİMDE BİRAZ DAHA CİĞERİMİ SOLDURAN FİLMLER

Resim
                       10. One Flew Over the Cuckoo's Nest 9. Patch Adams                                                                                                                                                              8. The Shawshank Redemption 7. Forrest Gump                                                                   ...

Kendimi Hiç Bu Kadar "Zırhından Sıyrılmış" Hissetmemiştim

Resim
                    İçimi nasıl döksem, kime ne anlatsam bilmiyorum. Sadece bir şarkıyla oluyor bu, ilk kez belki de son kez bu kadar açık yazıyorum. Kendime bile ilk kez bu kadar açığım. Korkuyorum ve canım yanıyor. Ama öyle bildiğiniz (belki de biliyorsunuzdur) acılardan değil. Böyle sanki biri ellerimi kollarımı kesiyor ve az sonra acıdan bayılacakmışım gibi ama aylardır asla bayılmadım. Sadece beynim kendini sıfırladı. Reset attı resmen. Özlüyorum. En yakın arkadaşlarımı özlüyorum. Onlarla aptal olmayı özlüyorum. Dedemi özlüyorum. Beni büyüten en büyük başarılarıma benden daha çok emek veren ve benden daha çok benimle gurur duyanımı özlüyorum. Aylardır evden dışarı çıkmıyorum. İlk kez ölümle, ilk kez gitmenin gerçekte ne olduğuyla, ilk kez yokluğun kendisiyle tanıştım. Çok korkunçmuş. Sokaklara çıkmak eksik kalıyor gidecek yerim yokmuş gibi çünkü. Tek başımalığımı besliyorum. Özlemeyi, acı çekmeyi bile beceremiyorum işin a...

ÜZERİNİZE KUSMAK İSTİYORUM

Resim
                                    Hayatıma giren ya da hayatımdan halihazırda çıkmış olan bir çok kişiden nefret ediyorum ve üzerlerine kusacağım şimdi. Evet, hazırsanız okuyacaklarınıza; başlıyorum.                     Öncelikle fotoğrafla başlayayım. Bu fotoğrafı yıllar önce çekmiştim. Benim en mahrem fotoğraflarımdan biri sayılır. Çünkü kalemlerim… Yıllar içinde “yia bu kadar kalemi mezara mı götüreceksin, bi tane versene” diyen çok andavalla karşılaştım. Kalem, defter, kitap seven biriyseniz anlayabilirsiniz belki ne demek istediğimi. Bu gereksiz şahısların bazılarına kalem bazılarına kitap bazılarına defter heba ettim bu zamana kadar. Her birini tek tek hatırlıyorum ama o zamanlar ne “Hayır!” demeye ne de “Lan it, veriyoruz bari kıymet bil. Bu ne lan tuvalet kağıdı muamelesi yapmışsın kitaba!” demeye  cesaretim vardı. Za...

Her Şey Ölüm İçin Yaşıyor

                    Ayşe teyzem...                                         Anneannemin ablası, pamuk elli, dertli ama güzel gülüşlü Ayşe teyzem.. Gözünde yaşı gönlünde derdi eksik olmayan Ayşe teyzem... Nereden başlasam anlatmaya? Yıllar önce 50'lerin sonunda göç etmişler Yugoslavya'dan Türkiye'ye. Binbir zorlukla, binbir yoklukla gelivermişler bu memlekete. Anneanneme, "Neden geldiniz buraya? Orda bir sürü malınız, toprağınız, hayvanlarınız varmış. Niye bıraktınız?" diye çok kez sordum. Bana hep "Gavurdan kaçtık be kızım. Askerler geldi hep memleketimize. Biz o zamana kadar görmemiştik öyle bir şey. Herkes bu tarafa gelmeye başladı. Türkiye daha güvenliydi o zaman" derdi. Çoluk çocuk, yaşlı genç herkes gelmiş, bir sürü aktarma yaptıkları trenlerle Türkiye'ye.                     Annea...