Bir Sarılsak Düzelecekti de; Sarılamadık.

                    Dünden beri tuhaf hisler yaşıyorum. Beklemediğim insanlar beklemediğim tepkiler veriyorlar.

                    Bir adam... Öylece, bir anda geldi. Sevmek, bunu dile getirmek hiç zor gelmedi. Huzurluydu çünkü sesi, sözcükleri. Sonra? Sonra kalabalık başladı. Kırıcı kalabalıklar... 

                    Önemsemek kavramı onun için ne ifade ediyor bilmiyorum. Doğduğum var olduğum günü önemsemedi önce. Sonra sesini duyma çabamı... Ya da bana öyle gelmişti, ben öyle hissetmiştim, bilmiyorum. O kadar yoğundu ki hayatı o kadar çok ses vardı ki çevresinde beni duyması çok zordu. Bağırdım yine duyuramadım sesimi, sustum bekledim yine görmedi varlığımı. Kötülemiyorum onu, yanlış anlaşılmasın yazdıklarım. O çok iyi yürekli, çok güzel bir adam. Sadece çok kalabalık. Onun hayatında boşlukları dolduruyordum ben sadece, ben  ise onun için ona ait yeni bir alan yaratmıştım kendi hayatımda. Beni sevmediğine ya da gerçekten önemsemediğine inanmıyorum ama bunu anlatmayı bilmiyor galiba biraz. Mesafeler aşkı öldürür derler, biz adına aşk diyemedik çünkü ikimiz de bilmiyorduk aşkın ne olduğunu. Sevgi de bitmedi halbuki. Mesafeler öldürüyor bazı şeyleri evet, o doğru. İlgiyi öldürüyor mesela önce. Özlemek alışılabilir oluyor bir süre sonra, özlemi öldürüyor. Sayılarla ifade ettiğimiz mesafeler bir süre sonra yüreklere dadanıyor. Yüreklerin arasına girdi mi mesafeler, işte o zaman katlanılmaz oluyor. Can acıyor, el titriyor. Sözler veriliyor en başında; huzursuz olduğumda yazacağım, canımı sıkarsa bir şey sesinle sakinleşeceğim, paylaşacağım iyi kötü beni etkileyen her şeyi, sesini saklayacağım. Gece verilen sözler sabah tutulamazmış. Çünkü sabah kalabalık başlıyor. Başkaları giriyor araya. Paylaşmaya başlıyorsun neredeyse her şeyi. Akşam olunca yoruluyorsun paylaşmaktan. Kendine sakladıklarını da paylaşınca yalnızlık çöker diye korkuyorsun. Oysa sözler verilmişti. Kendimize sakladıklarımızı paylaşacaktık huzurlu uyuyabilmek için. Deneniyor. Deniyorsun. Denersin, çünkü sevme ihtimali bile güzel kılıyor her şeyi. Bir süre sonra sen de dahil oluyorsun kalabalığa. Oysa kalabalıktan uzaklaştığımız sessiz huzurlu sahil kenarıydık birbirimize. Değişiyor bazen işte ya da değişmiş gibi geliyor. Ya da öyle bir şey işte.

                    Bu kadar yazmaya da gerek yok aslında. Tüm bunlar boş yere. Bir sarılsak geçecekti tüm kırgınlıklar, bir sarılsak düzelecekti de; sarılamadık.

                                                                                                            29.03.2016 / 17:28

Yorumlar

Bu blogdaki popüler yayınlar

İtiraf

Reenkarnasyon Varsa Tanrım, Sonraki Yaşamımda Bencil Olmayı Dilerim!

"onu yaşamadan anlayamazsın" demiştin. anladım.