Kayıtlar

Haziran, 2018 tarihine ait yayınlar gösteriliyor

Âh Bu Sunturlu Acılar

          Geçecek biliyorum. Geçti çünkü hep ama hiç bu kadar uzun sürmemişti. Şimdi çabalamak için sebepler arıyorum kendime, buluyorum da.  Hayatımın bu evresinde oluşumun yaşamın doğal akışına dâhil olduğunu kabullendim sayılır. Artık bencillik olarak görmüyorum mecburiyetlerimi. Gün gelecek işler tersine dönecek çünkü. O gün geldiğinde gocunmayacağım hiçbir şeyden. O halde ne anlamı var şimdi mecbur olduğumdan gocunmamın?             Anlamadınız biliyorum. Kafamın içine girseydiniz aklıselim insanlar olan sizler mutlak bir saçmalama hadisesi olarak nitelendirirdiniz fakat tam olarak öyle değil. Zor geliyor sadece bazı şeyler. "Ben senin yerinde olsam böyle yapmazdım" dediğimi yapmışım gibi oturuyor içime, oturuyordu daha doğrusu. Şimdi kaldırdım o hissi.  Ben mecburum. Karşımda mecburiyetimin mahcubiyet olmadığını söyleyen insanlar oldu hep, çiçeklerim. Ben buna rağmen kendimi yerin yedi kat dibine sokm...

İtiraf

          Uzaktan bakınca müthiş görünen hayatlar var. Benim de bakınca "ulan be böyle dünyaya gelmek vardı" dediğim hayatlar var. Kiminin bu cümleyi kurduğu hayat benimki. Gülümsetici. Belki haklılardır. Benim yerimde bir başkası olsa bu halin eminim mükemmelleştirecek birçok yanını bulur ve çok severdi. Çünkü dışarıdan bakınca hakikaten güzel görünüyor. Benim sevmediğim zihnimdir, şartlar değildir belki. Arada firar eden fikirlerimle, içinden çıkamadığım varlık sorunuyla, amacın aslını kavrayamamamla, hayalini kurduğum ütopyanın bu dünyaya ait olmayışıyla, korkularımla, kaygılarımla, ustaca yalan söyleyebilme yeteneğimle, bana ağır gelen empati kurabilme özelliğiyle zihnimin içi çok karışık. Kızgın değilim, kimseye, kendime de. Kırgınım, hayatta kalanın yaşamak zorunda oluşuna. Bu da itirafımdır; "Dünya ölemediği için yaşayan insanlarla dolu." cümlesindeki ölemediği için yaşayan insanlar kalabalığına dahilim.               ...